Перевод: с арабского на турецкий

с турецкого на арабский

aval

  • 1 أبله

    ahmak; akılsız; andavallı; angut; anlayışsız; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; dangalak; ebleh; enayi; gabi; gerzek; kafasız; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; kuru kafa; mankafa; salak; şaban; şapşal

    Arabic-Turkish dictionary > أبله

  • 2 أحمق

    ahmak; akılsız; alık; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; dangalak; ebleh; enayi; gabi; gerzek; kafasız; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; mankafa; patavatsız; salak; şaban; şapşal; vurdum duymaz; zibidi

    Arabic-Turkish dictionary > أحمق

  • 3 أخرق

    ahmak; akılsız; alık; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; dangalak; densiz; ebleh; enayi; gabi; gerzek; idraksiz; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; mankafa; patavatsız; sakar; salak; şaban; şapşal; zevzek; zibidi

    Arabic-Turkish dictionary > أخرق

  • 4 أرقع

    andavallı; angut; aval; bön; dangalak; şapşal

    Arabic-Turkish dictionary > أرقع

  • 5 ألكع

    ahmak; akılsız; alık; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; dangalak; ebleh; gabi; gerzek; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; mankafa; patavatsız; salak; şaban; şapşal; zibidi

    Arabic-Turkish dictionary > ألكع

  • 6 إمر

    ahmak; akılsız; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; budala; dangalak; ebleh; enayi; gabi; gerzek; kafasız; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; lök; mankafa; salak; şaban; şapşal; zibidi

    Arabic-Turkish dictionary > إمر

  • 7 بليد

    ahmak; akılsız; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; budala; dangalak; ebleh; gabi; gerzek; kafasız; kaşalot; kaşkaval; kaz; lök; mankafa; salak; şaban; şapşal; üşengeç

    Arabic-Turkish dictionary > بليد

  • 8 حمق

    ahmak; ahmaklık; akılsız; alık; alıklık; andavallı; angut; aptal; aptallık; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; bönlük; budalalık; dangalak; ebleh; enayi; enayilik; gabi; gerzek; hamakat; idraksiz; kafasız; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; mankafa; öküzlük; patavatsız; patavatsızlık; salak; salaklık; şaban; şapşal; zibidi

    Arabic-Turkish dictionary > حمق

  • 9 خرق

    acemilik; ahmak; ahmaklık; akılsız; alık; andavallı; angut; aptal; aptallık; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; burgulamak; bön; bönlük; dangalak; delik; didiklemek; ebleh; gabi; gerzek; gözenek; hırbo; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; kovuk; mankafa; patavatsız; sakarlaşmak; sakarlık; salak; saplanmak; şaban; şapşal; zalimlik; zibidi; zulüm; zorbalık

    Arabic-Turkish dictionary > خرق

  • 10 خطل

    ahmak; akılsız; alık; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; boşboğaz; bön; carcar; cırcır; çaçaron; çalçene; çenebaz; çeneli; dangalak; dedikoducu; ebleh; farfaracı; farfara; gabi; gerzek; geveze; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; konuşkan; lâf ebesi; lâfazan; mankafa; patavatsız; salak; şaban; şapşal; takılgan; yavşak; zibidi

    Arabic-Turkish dictionary > خطل

  • 11 رقيع

    ahmak; akılsız; alık; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; dangalak; ebleh; gabi; gerzek; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; mankafa; patavatsız; salak; şaban; şapşal; zibidi

    Arabic-Turkish dictionary > رقيع

  • 12 سفيه

    ahmak; arsız; akılsız; alık; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; batakçı; beceriksiz; berbat; beyinsiz; bön; dangalak; ebleh; enayi; galiz; gabi; gerzek; hesapsız; idraksiz; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; mankafa; müstehcen; müsrif; patavatsız; pespaye; salak; şaban; şapşal; uçarı; zibidi

    Arabic-Turkish dictionary > سفيه

  • 13 غبي

    abullabut; ahmak; akılsız; alık; andavallı; angut; anlayışsız; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; dangalak; ebleh; enayi; gabi; gerzek; idraksiz; kafasız; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; kuru kafa; mankafa; patavatsız; salak; sümsük; şaban; şapşal; zibidi

    Arabic-Turkish dictionary > غبي

  • 14 لطخة

    ahmak; akılsız; alık; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; benek; beyinsiz; bön; dangalak; ebleh; gabi; gerzek; kakavan; kaşkaval; kaşalot; kaz; kelek; mankafa; patavatsız; salak; şaban; şapşal; zibidi

    Arabic-Turkish dictionary > لطخة

  • 15 أبله

    أَبْلَه
    1. aval
    Anlamı: aptal, ahmak
    2. kaz
    Anlamı: budala
    3. şaban
    Anlamı: aptal, alık, budala
    4. enayi
    Anlamı: fazla bön, avanak
    5. anlayışsız
    Anlamı: kafasız, kavrayışsız, vurdum duymaz, kalın kafalı olan kimse
    6. basiretsiz
    7. andavallı
    Anlamı: beceriksiz, görgüsüz ve bön olan kimse
    8. angut
    9. gerzek
    10. ebleh
    Anlamı: akılsız, alık, budala
    11. kafasız
    Anlamı: anlayışsız, kavrayışsız
    12. gabi
    Anlamı: anlayışsız, kalın kafalı olan
    13. mankafa
    Anlamı: anlayışsız, aptal
    14. kakavan
    Anlamı: kendini beğenmiş, sevimsiz
    15. akılsız
    Anlamı: aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışı kıt
    16. salak
    17. şapşal
    Anlamı: aptalca davranışlarda bulunan, alık
    18. kaşkaval
    Anlamı: aptal, sersem
    19. kuru kafa
    20. aptal
    Anlamı: zekâ yoksunu, ahmak, alık olan kimse
    21. ahmak
    Anlamı: aklını gereği gibi kullanamayan, aptal
    22. avanak
    23. kaşalot
    Anlamı: aptal, budala
    24. kelek
    Anlamı: aptal
    25. bön
    Anlamı: budala, saf
    26. beyinsiz
    Anlamı: akılsız, düşüncesiz
    27. dangalak
    Anlamı: akılsız, düşüncesiz
    28. beceriksiz
    Anlamı: becerisi olmayan, usta olmayan

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > أبله

  • 16 أحمق

    أَحْمَق
    1. aval
    Anlamı: aptal, ahmak
    2. zibidi
    3. şaban
    Anlamı: aptal, alık, budala
    4. kaz
    Anlamı: budala
    5. enayi
    Anlamı: fazla bön, avanak
    6. basiretsiz
    7. gerzek
    8. ebleh
    Anlamı: akılsız, alık, budala
    9. andavallı
    Anlamı: beceriksiz, görgüsüz ve bön olan kimse
    10. angut
    11. vurdum duymaz
    Anlamı: umursamaz, duygusuz
    12. gabi
    Anlamı: anlayışsız, kalın kafalı olan
    13. kafasız
    Anlamı: anlayışsız, kavrayışsız
    14. mankafa
    Anlamı: anlayışsız, aptal
    15. kakavan
    Anlamı: kendini beğenmiş, sevimsiz
    16. akılsız
    Anlamı: aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışı kıt
    17. patavatsız
    18. salak
    19. şapşal
    Anlamı: aptalca davranışlarda bulunan, alık
    20. kaşalot
    Anlamı: aptal, budala
    21. aptal
    Anlamı: zekâ yoksunu, ahmak, alık olan kimse
    22. avanak
    23. ahmak
    Anlamı: aklını gereği gibi kullanamayan, aptal
    24. alık
    Anlamı: akılsız, sersem, ebleh ve şaşkın
    25. kelek
    Anlamı: aptal
    26. kaşkaval
    Anlamı: aptal, sersem
    27. dangalak
    Anlamı: akılsız, düşüncesiz
    28. beceriksiz
    Anlamı: becerisi olmayan, usta olmayan
    29. bön
    Anlamı: budala, saf
    30. beyinsiz
    Anlamı: akılsız, düşüncesiz

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > أحمق

  • 17 أخرق

    أَخْرَق
    1. idraksiz
    Anlamı: anlayışsız, ahmak
    2. zibidi
    3. densiz
    Anlamı: yakışıksız, saygısızca davranan
    4. aval
    Anlamı: aptal, ahmak
    5. şaban
    Anlamı: aptal, alık, budala
    6. kaz
    Anlamı: budala
    7. enayi
    Anlamı: fazla bön, avanak
    8. basiretsiz
    9. angut
    10. ebleh
    Anlamı: akılsız, alık, budala
    11. andavallı
    Anlamı: beceriksiz, görgüsüz ve bön olan kimse
    12. gerzek
    13. gabi
    Anlamı: anlayışsız, kalın kafalı olan
    14. mankafa
    Anlamı: anlayışsız, aptal
    15. kakavan
    Anlamı: kendini beğenmiş, sevimsiz
    16. akılsız
    Anlamı: aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışı kıt
    17. patavatsız
    18. salak
    19. şapşal
    Anlamı: aptalca davranışlarda bulunan, alık
    20. zevzek
    Anlamı: tatsız ve çok konuşan, geveze
    21. sakar
    22. aptal
    Anlamı: zekâ yoksunu, ahmak, alık olan kimse
    23. kelek
    Anlamı: aptal
    24. ahmak
    Anlamı: aklını gereği gibi kullanamayan, aptal
    25. avanak
    26. kaşkaval
    Anlamı: aptal, sersem
    27. kaşalot
    Anlamı: aptal, budala
    28. alık
    Anlamı: akılsız, sersem, ebleh ve şaşkın
    29. beyinsiz
    Anlamı: akılsız, düşüncesiz
    30. dangalak
    Anlamı: akılsız, düşüncesiz
    31. beceriksiz
    Anlamı: becerisi olmayan, usta olmayan
    32. bön
    Anlamı: budala, saf

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > أخرق

  • 18 أرقع

    أَرْقَع
    1. aval
    Anlamı: aptal, ahmak
    2. angut
    3. andavallı
    Anlamı: beceriksiz, görgüsüz ve bön olan kimse
    4. şapşal
    Anlamı: aptalca davranışlarda bulunan, alık
    5. bön
    Anlamı: budala, saf
    6. dangalak
    Anlamı: akılsız, düşüncesiz

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > أرقع

  • 19 ألكع

    أَلْكَع
    1. aval
    Anlamı: aptal, ahmak
    2. zibidi
    3. şaban
    Anlamı: aptal, alık, budala
    4. kaz
    Anlamı: budala
    5. angut
    6. gerzek
    7. andavallı
    Anlamı: beceriksiz, görgüsüz ve bön olan kimse
    8. ebleh
    Anlamı: akılsız, alık, budala
    9. basiretsiz
    10. gabi
    Anlamı: anlayışsız, kalın kafalı olan
    11. mankafa
    Anlamı: anlayışsız, aptal
    12. akılsız
    Anlamı: aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışı kıt
    13. patavatsız
    14. salak
    15. şapşal
    Anlamı: aptalca davranışlarda bulunan, alık
    16. kaşalot
    Anlamı: aptal, budala
    17. alık
    Anlamı: akılsız, sersem, ebleh ve şaşkın
    18. aptal
    Anlamı: zekâ yoksunu, ahmak, alık olan kimse
    19. ahmak
    Anlamı: aklını gereği gibi kullanamayan, aptal
    20. kaşkaval
    Anlamı: aptal, sersem
    21. avanak
    22. kelek
    Anlamı: aptal
    23. bön
    Anlamı: budala, saf
    24. beceriksiz
    Anlamı: becerisi olmayan, usta olmayan
    25. beyinsiz
    Anlamı: akılsız, düşüncesiz
    26. dangalak
    Anlamı: akılsız, düşüncesiz

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > ألكع

  • 20 إمر

    إِمَّر
    1. aval
    Anlamı: aptal, ahmak
    2. zibidi
    3. kaz
    Anlamı: budala
    4. şaban
    Anlamı: aptal, alık, budala
    5. enayi
    Anlamı: fazla bön, avanak
    6. gerzek
    7. basiretsiz
    8. andavallı
    Anlamı: beceriksiz, görgüsüz ve bön olan kimse
    9. ebleh
    Anlamı: akılsız, alık, budala
    10. angut
    11. kafasız
    Anlamı: anlayışsız, kavrayışsız
    12. gabi
    Anlamı: anlayışsız, kalın kafalı olan
    13. mankafa
    Anlamı: anlayışsız, aptal
    14. lök
    Anlamı: ağır, hantal olan
    15. kakavan
    Anlamı: kendini beğenmiş, sevimsiz
    16. akılsız
    Anlamı: aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışı kıt
    17. salak
    18. şapşal
    Anlamı: aptalca davranışlarda bulunan, alık
    19. avanak
    20. kaşkaval
    Anlamı: aptal, sersem
    21. ahmak
    Anlamı: aklını gereği gibi kullanamayan, aptal
    22. aptal
    Anlamı: zekâ yoksunu, ahmak, alık olan kimse
    23. kaşalot
    Anlamı: aptal, budala
    24. bön
    Anlamı: budala, saf
    25. dangalak
    Anlamı: akılsız, düşüncesiz
    26. budala
    Anlamı: zekâca geri
    27. beceriksiz
    Anlamı: becerisi olmayan, usta olmayan
    28. beyinsiz
    Anlamı: akılsız, düşüncesiz

    Arapça-Türkçe Sözlük( قاموس عربي-تركي) > إمر

См. также в других словарях:

  • aval — aval …   Dictionnaire des rimes

  • aval — AVÁL s.n. (În loc. adv.) În aval = (în legătură cu situaţia unui punct de pe cursul unei ape) mai aproape de vărsare (în comparaţie cu alt punct). – Din fr. aval. Trimis de ana zecheru, 01.07.2002. Sursa: DEX 98  avál s. n. Trimis de siveco,… …   Dicționar Român

  • Aval — Saltar a navegación, búsqueda El aval es un compromiso solidario de pago de una obligación a favor del acreedor o beneficiario, otorgada por un tercero para el caso de no cumplir el obligado principal con el pago de un título de crédito. El aval… …   Wikipedia Español

  • aval — sustantivo masculino 1. Documento o compromiso escrito por el que se compromete una persona a responder por una obligación financiera de otra: Me ha firmado el aval del préstamo mi hermano. 2. Cualquier cosa o persona que responde o garantiza… …   Diccionario Salamanca de la Lengua Española

  • Aval — (frz. Awal), Wechselbürgschaft; der Bürge unterzeichnet sich einfach mit dem Beisatze »als Bürge« (pour aval) …   Herders Conversations-Lexikon

  • Aval — [a val] der, seltener das; s, e <aus gleichbed. fr. aval> Bürgschaft, insbes. für einen Wechsel …   Das große Fremdwörterbuch

  • aval — s. m. 1. Caução ou garantia dada por terceiros para pagamento de uma dívida. 2. Assinatura do caucionante. 3. Autorização, aprovação ou apoio a algo ou alguém. • Plural: avais e avales.   ‣ Etimologia: francês aval …   Dicionário da Língua Portuguesa

  • aval — (Del fr. aval). 1. m. Escrito en que alguien responde de la conducta de otra persona, especialmente en materia política. 2. Com. Firma que se pone al pie de una letra u otro documento de crédito, para responder de su pago en caso de no efectuarlo …   Diccionario de la lengua española

  • aval — /aval/ In French law, the guaranty of a bill of exchange; so called because usually placed at the foot or bottom (aval) of the bill. In Canadian law, the act of subscribing one s signature at the bottom of a promissory note or of a bill of… …   Black's law dictionary

  • aval — /aval/ In French law, the guaranty of a bill of exchange; so called because usually placed at the foot or bottom (aval) of the bill. In Canadian law, the act of subscribing one s signature at the bottom of a promissory note or of a bill of… …   Black's law dictionary

  • Aval — or endorsement is a shared in common commitment of payment of an obligation in favor of the creditor or beneficiary, granted by a third party in case the first party does not fulfill the obligation to the creditor main forced one with the payment …   Wikipedia

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»