-
1 asmak
أناطدلىعلق -
2 aşmak
أعدىاجتازاجتسراختطىاعتدىتجاوزتخطىتعدىجازجاوزجسرعبرمر -
3 asmak
1. أناط [أَنَاطَ]2. دلى [دَلَّى]3. علق [عَلَّقَ] -
4 aşmak
1. أعدى [أَعْدَى]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek2. اجتاز [اِجْتازَ]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek3. اجتسر [اِجْتَسَرَ]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek4. اختطى [اِخْتَطَى]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek5. اعتدى [اِعْتَدَى]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek6. تجاوز [تَجَاوَزَ]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek7. تخطى [تَخَطَّى]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek8. تعدى [تَعَدَّى]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek9. جاز [جازَ]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek10. جاوز [جاوَزَ]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek11. جسر [جَسَرَ]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek12. عبر [عَبَرَ]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek13. مر [مَرَّ]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek -
5 atlamak
1. توثب [تَوَثَّبَ]Anlamı: bir engeli sıçrayarak aşmak2. حجل [حَجَلَ]Anlamı: bir engeli sıçrayarak aşmak3. طفر [طَفَرَ]Anlamı: bir engeli sıçrayarak aşmak4. قفز [قَفَزَ]Anlamı: bir engeli sıçrayarak aşmak5. نزا [نَزَا]Anlamı: bir engeli sıçrayarak aşmak6. نط [نَطَّ]Anlamı: bir engeli sıçrayarak aşmak7. نقز [نَقزَ]Anlamı: bir engeli sıçrayarak aşmak8. وثب [وَثَبَ]Anlamı: bir engeli sıçrayarak aşmak -
6 asılmak
1. انصلب [اِنْصَلَبَ]2. تدل [تَدَلٍّ]3. تعلق [تَعَلُّق] -
7 somurtmak
-
8 darağacı
مشنقة [مِشْنَقَة] -
9 kaçırmak
1. زاد [زادَ]Anlamı: ölçüyü, sınırı aşmak2. هرب [هَرَّبَ]
См. также в других словарях:
asmak — asmak, I, 173 … Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini
asmak — i, e, ar 1) Bir şeyi aşağıya sarkacak biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak Lambayı tam pencerenin karşısına astı. S. F. Abasıyanık 2) Üzerine takınmak, kuşanmak 3) i Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek 4)… … Çağatay Osmanlı Sözlük
aşmak — den, ar 1) Yüksek, uzak veya geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek İki gündür sarp dağ yollarından aşıyoruz. F. R. Atay 2) i Süre geçmek, bitmek, sona ermek Üstelik çekingenliğin de kaybolmuş hatta sokulganlığı aşarak girişkenlik derecesini… … Çağatay Osmanlı Sözlük
aşmak — aşınak, bir tepeyi öbür yana geçmek I, 173; III, 261 … Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini
asmak — kaytarmak … Beypazari ağzindan sözcükler
aşmak — yuvarlanmak engeli geçmek … Beypazari ağzindan sözcükler
mektebi asmak — derslere girmemek için keyfî olarak okula gitmemek, okulu asmak Güzel havada mektebi asamamış bir ilkokul öğrencisi somurtkanlığı ile kafileye katıldım. H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
afiş asmak — duvarlara ilan yapıştırmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
barajı aşmak — herhangi bir sebeple konulmuş olan koşulu yerine getirip başarı sağlamak … Çağatay Osmanlı Sözlük
baştan aşmak — pek çok olmak, pek çoğalmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
muamma asmak — âşıklık geleneğinde herhangi bir konuyu manzum olarak bilmece türünde düzenleyip genellikle kahvehanelerde herkesin göreceği bir yere koymak … Çağatay Osmanlı Sözlük