-
1 asıl
أرومةأصلأمدابرسبرشأفةعرقعنصرمأتىمأخذمصدرمعينمنبتمنبعمنشأ -
2 asil
أرستقراطي -
3 asıl
1. أرومة [أَرُومَة]Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı2. أصل [أَصْل]Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı3. أم [أُمّ]Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı4. دابر [دابِر]Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı5. سبر [سِبْر]Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı6. شأفة [شَأْفَة]Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı7. عرق [عِرْق]Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı8. مأتى [مَأْتًى]Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı9. مأخذ [مَأْخَذ]Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı10. مصدر [مَصْدَر]Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı11. معين [مَعِين]Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı12. منبت [مَنْبِت]Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı13. منبع [مَنْبَع]Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı14. منشأ [مَنْشَأ]Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı15. عنصر [عُنْصُر]Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı -
4 asil
أرستقراطي [أَرِسْتُقْرَاطِيّ]Anlamı: soylu, asilzade, aristokrat, bir görevde temelli olan, vekil karşıtı -
5 soylu
1. أشرف [أَشْرَف]Anlamı: asil olan kimse2. أغر [أَغَرّ]Anlamı: asil olan kimse3. سري [سَرِيّ]Anlamı: asil olan kimse4. شريف [شَرِيف]Anlamı: asil olan kimse5. عريق [عَرِيق]Anlamı: asil olan kimse6. كريم [كَرِيم]Anlamı: asil olan kimse7. نبيل [نَبِيل]Anlamı: asil olan kimse8. نبيه [نَبِيه]Anlamı: asil olan kimse9. نجيب [نَجِيب]Anlamı: asil olan kimse -
6 kerim
1. أريحي [أَرْيَحِيّ]Anlamı: elli açık2. أشم [أَشَمّ]Anlamı: elli açık3. أصيل [أَصِيل]Anlamı: soylu, asil4. أغر [أَغَرّ]Anlamı: soylu, asil5. بذل [بَذْل]Anlamı: elli açık6. جزل [جَزْل]Anlamı: elli açık7. جواد [جَوَاد]Anlamı: elli açık8. جواد [جَوَّاد]Anlamı: elli açık9. خير [خَيِّر]Anlamı: elli açık10. زاخر [زاخِر]Anlamı: elli açık11. سخي [سَخِيّ]Anlamı: elli açık12. سري [سَرِيّ]Anlamı: soylu, asil13. سماحة [سماحة]Anlamı: elli açık14. سمح [سَمْح]Anlamı: elli açık15. شريف [شَرِيف]Anlamı: soylu, asil16. عريق [عَرِيق]Anlamı: soylu, asil17. غمر [غَمْر]Anlamı: elli açık18. فياح [فَيَّاح]Anlamı: elli açık19. فياض [فَيَّاض]Anlamı: elli açık20. كريم [كَرِيم]Anlamı: elli açık21. كريم [كَرِيم]Anlamı: tanrı'nın adlarından biri22. كريم [كَرِيم]Anlamı: soylu, asil23. متأصل [مُتَأَصِّل]Anlamı: soylu, asil24. معطاء [مِعْطاء]Anlamı: elli açık25. منعام [مِنْعام]Anlamı: elli açık26. نبيل [نَبِيل]Anlamı: soylu, asil27. نجب [نَجْب]Anlamı: elli açık -
7 gerçek
1. أساس [أَسَاس]Anlamı: temel, başlıca, asıl2. حقيقي [حَقِيقِيّ]Anlamı: varlığı inkâr edilemeyen, olgun durumunda olan, hakikat3. صحيح [صَحِيح]Anlamı: varlığı inkâr edilemeyen, olgun durumunda olan, hakikat4. فعلي [فِعْلِيّ]Anlamı: varlığı inkâr edilemeyen, olgun durumunda olan, hakikat5. قاعدة [قاعِدَة]Anlamı: temel, başlıca, asıl6. قواعد [قَوَاعِد]Anlamı: temel, başlıca, asıl7. قوام [قِوَام]Anlamı: temel, başlıca, asıl8. مبادئ [مَبَادِئ]Anlamı: temel, başlıca, asıl9. مبدأ [مَبْدَأ]Anlamı: temel, başlıca, asıl10. واقعي [واقِعِيّ]Anlamı: varlığı inkâr edilemeyen, olgun durumunda olan, hakikat -
8 sadet
1. خصوص [خُصُوص]Anlamı: konuşulan asıl konu2. صدد [صَدَد]Anlamı: konuşulan asıl konu3. موضوع [مَوْضُوع]Anlamı: konuşulan asıl konu -
9 albay
1. زعيم [زَعِيم]Anlamı: rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay2. كولونيل [كُولُونِيل]Anlamı: rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay -
10 ana
1. أساس [أَسَاس]Anlamı: temel, asıl ve esas2. أم [أُمّ]Anlamı: çocuğu olan kadın3. ماما [ماما]Anlamı: çocuğu olan kadın4. مبادئ [مَبَادِئ]Anlamı: temel, asıl ve esas5. والدة [والِدَة]Anlamı: çocuğu olan kadın -
11 gövde
1. جثة [جُثَّة]Anlamı: bir şeyin asıl toplu bölümü2. جثمان [جُثْمان]Anlamı: bir şeyin asıl toplu bölümü -
12 töz
1. أصل [أَصْل]Anlamı: kök, asıl, cevher2. جذر [جَذْر]Anlamı: kök, asıl, cevher3. جوهر [جَوْهَر]Anlamı: değişmeyen idealist kavram -
13 köken
1. أصل [أَصْل]Anlamı: bir şeyin temeli, menşe2. أم [أُمّ]Anlamı: bir şeyin temeli, menşe3. جذر [جِذْر]Anlamı: kavun, karpuz gibi bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları4. مأتى [مَأْتًى]Anlamı: bir şeyin temeli, menşe5. مأخذ [مَأْخَذ]Anlamı: bir şeyin temeli, menşe6. مصدر [مَصْدَر]Anlamı: bir şeyin temeli, menşe7. منبت [مَنْبِت]Anlamı: bir şeyin temeli, menşe8. نسب [نَسَب]Anlamı: soy, asıl
См. также в других словарях:
asiləşmə — «Asiləşmək»dən f. is … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
Asil — oder Aseel BDRG Standard Nr. Herkunft Indien, uralte indische Rajah Rasse Jahr 1860 Farbe Zehn Farbschläge, i … Deutsch Wikipedia
asil — asil; asil·i·dae; … English syllables
ASIL — steht für: American Society of International Law, amerikanische Gesellschaft für internationales Recht Automotive Safety Integrity Level, von ISO 26262 spezifizierte Sicherheitsanforderungsstufe für sicherheitsrelevante Systeme in Kraftfahrzeugen … Deutsch Wikipedia
asıl — is., slı, Ar. aṣl 1) Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı Bir belgenin aslı. 2) Kök, köken, kaynak Yazının aslı resimdir. 3) Gerçeklik Bu haberin aslı yok. 4) Soy, nesep İnsan dedi, aslını unutmamalıdır. S. F. Abasıyanık 5) sf. Gerçek, esas,… … Çağatay Osmanlı Sözlük
asil — sf., Ar. aṣīl 1) Soylu Hepsi de iyi yüzlü asil tavırlı aile çocuklarıydı. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Yüce duygularla yapılan Asil bir davranış. 3) is. Bir görevin gerçek sahibi Birleşik Sözler asilzade … Çağatay Osmanlı Sözlük
Asil — Aseel redirects here. For the statistical term, see ASEEL. The Asil or Aseel is a breed of chicken originating in India. Asils were first used for cock fighting. It has a distinctive upright stance, drooping tail, and powerful musculature. The… … Wikipedia
asil — a|sil Mot Agut Nom masculí asil·làbic a|sil|·là|bic Mot Pla Adjectiu variable … Diccionari Català-Català
Asil Nadir — (born May 1, 1941) is a Turkish Cypriot, born in Cyprus. He came to prominence in the 1980s as a tycoon and the CEO of British conglomerate Polly Peck. An organisation with over 24,000 shareholders and interests ranging from produce to… … Wikipedia
ASİL-ZÂDEGÂN — (Asil zâde. C.) Asilzâdeler, soylu kişiler … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ASIL Lysi — Infobox Football club clubname = ASIL Lysi fullname = Αθλητικός Σύλλογος Ισχύς Λύσης Athletic Club Isxys Lysi founded = 1932 ground = Grigoris Afxentiou, Larnaca, Cyprus capacity = 2000 manager = flagicon|Cyprus Filios Patsalis league = Cypriot… … Wikipedia