Перевод: с турецкого на арабский

с арабского на турецкий

asil

  • 1 asıl

    أرومة
    أصل
    أم
    دابر
    سبر
    شأفة
    عرق
    عنصر
    مأتى
    مأخذ
    مصدر
    معين
    منبت
    منبع
    منشأ

    Türkçe-Arapça Sözlük > asıl

  • 2 asil

    أرستقراطي

    Türkçe-Arapça Sözlük > asil

  • 3 asıl

    1. أرومة [أَرُومَة]
    Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı
    2. أصل [أَصْل]
    Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı
    3. أم [أُمّ]
    Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı
    4. دابر [دابِر]
    Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı
    5. سبر [سِبْر]
    Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı
    6. شأفة [شَأْفَة]
    Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı
    7. عرق [عِرْق]
    Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı
    8. مأتى [مَأْتًى]
    Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı
    9. مأخذ [مَأْخَذ]
    Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı
    10. مصدر [مَصْدَر]
    Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı
    11. معين [مَعِين]
    Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı
    12. منبت [مَنْبِت]
    Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı
    13. منبع [مَنْبَع]
    Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı
    14. منشأ [مَنْشَأ]
    Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı
    15. عنصر [عُنْصُر]
    Anlamı: bir şeyin kendisi, kök, kaynak, örnek ve kopya karşıtı

    Türkçe-Arapça Sözlük > asıl

  • 4 asil

    أرستقراطي [أَرِسْتُقْرَاطِيّ]
    Anlamı: soylu, asilzade, aristokrat, bir görevde temelli olan, vekil karşıtı

    Türkçe-Arapça Sözlük > asil

  • 5 soylu

    1. أشرف [أَشْرَف]
    2. أغر [أَغَرّ]
    3. سري [سَرِيّ]
    4. شريف [شَرِيف]
    5. عريق [عَرِيق]
    6. كريم [كَرِيم]
    7. نبيل [نَبِيل]
    8. نبيه [نَبِيه]
    9. نجيب [نَجِيب]

    Türkçe-Arapça Sözlük > soylu

  • 6 kerim

    1. أريحي [أَرْيَحِيّ]
    Anlamı: elli açık
    2. أشم [أَشَمّ]
    Anlamı: elli açık
    3. أصيل [أَصِيل]
    Anlamı: soylu, asil
    4. أغر [أَغَرّ]
    Anlamı: soylu, asil
    5. بذل [بَذْل]
    Anlamı: elli açık
    6. جزل [جَزْل]
    Anlamı: elli açık
    7. جواد [جَوَاد]
    Anlamı: elli açık
    8. جواد [جَوَّاد]
    Anlamı: elli açık
    9. خير [خَيِّر]
    Anlamı: elli açık
    10. زاخر [زاخِر]
    Anlamı: elli açık
    11. سخي [سَخِيّ]
    Anlamı: elli açık
    12. سري [سَرِيّ]
    Anlamı: soylu, asil
    13. سماحة [سماحة]
    Anlamı: elli açık
    14. سمح [سَمْح]
    Anlamı: elli açık
    15. شريف [شَرِيف]
    Anlamı: soylu, asil
    16. عريق [عَرِيق]
    Anlamı: soylu, asil
    17. غمر [غَمْر]
    Anlamı: elli açık
    18. فياح [فَيَّاح]
    Anlamı: elli açık
    19. فياض [فَيَّاض]
    Anlamı: elli açık
    20. كريم [كَرِيم]
    Anlamı: elli açık
    21. كريم [كَرِيم]
    22. كريم [كَرِيم]
    Anlamı: soylu, asil
    23. متأصل [مُتَأَصِّل]
    Anlamı: soylu, asil
    24. معطاء [مِعْطاء]
    Anlamı: elli açık
    25. منعام [مِنْعام]
    Anlamı: elli açık
    26. نبيل [نَبِيل]
    Anlamı: soylu, asil
    27. نجب [نَجْب]
    Anlamı: elli açık

    Türkçe-Arapça Sözlük > kerim

  • 7 gerçek

    1. أساس [أَسَاس]
    Anlamı: temel, başlıca, asıl
    2. حقيقي [حَقِيقِيّ]
    Anlamı: varlığı inkâr edilemeyen, olgun durumunda olan, hakikat
    3. صحيح [صَحِيح]
    Anlamı: varlığı inkâr edilemeyen, olgun durumunda olan, hakikat
    4. فعلي [فِعْلِيّ]
    Anlamı: varlığı inkâr edilemeyen, olgun durumunda olan, hakikat
    5. قاعدة [قاعِدَة]
    Anlamı: temel, başlıca, asıl
    6. قواعد [قَوَاعِد]
    Anlamı: temel, başlıca, asıl
    7. قوام [قِوَام]
    Anlamı: temel, başlıca, asıl
    8. مبادئ [مَبَادِئ]
    Anlamı: temel, başlıca, asıl
    9. مبدأ [مَبْدَأ]
    Anlamı: temel, başlıca, asıl
    10. واقعي [واقِعِيّ]
    Anlamı: varlığı inkâr edilemeyen, olgun durumunda olan, hakikat

    Türkçe-Arapça Sözlük > gerçek

  • 8 sadet

    1. خصوص [خُصُوص]
    2. صدد [صَدَد]
    3. موضوع [مَوْضُوع]

    Türkçe-Arapça Sözlük > sadet

  • 9 albay

    1. زعيم [زَعِيم]
    Anlamı: rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay
    2. كولونيل [كُولُونِيل]
    Anlamı: rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay

    Türkçe-Arapça Sözlük > albay

  • 10 ana

    1. أساس [أَسَاس]
    Anlamı: temel, asıl ve esas
    2. أم [أُمّ]
    3. ماما [ماما]
    4. مبادئ [مَبَادِئ]
    Anlamı: temel, asıl ve esas
    5. والدة [والِدَة]

    Türkçe-Arapça Sözlük > ana

  • 11 gövde

    1. جثة [جُثَّة]
    2. جثمان [جُثْمان]

    Türkçe-Arapça Sözlük > gövde

  • 12 töz

    1. أصل [أَصْل]
    Anlamı: kök, asıl, cevher
    2. جذر [جَذْر]
    Anlamı: kök, asıl, cevher
    3. جوهر [جَوْهَر]

    Türkçe-Arapça Sözlük > töz

  • 13 köken

    1. أصل [أَصْل]
    Anlamı: bir şeyin temeli, menşe
    2. أم [أُمّ]
    Anlamı: bir şeyin temeli, menşe
    3. جذر [جِذْر]
    Anlamı: kavun, karpuz gibi bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları
    4. مأتى [مَأْتًى]
    Anlamı: bir şeyin temeli, menşe
    5. مأخذ [مَأْخَذ]
    Anlamı: bir şeyin temeli, menşe
    6. مصدر [مَصْدَر]
    Anlamı: bir şeyin temeli, menşe
    7. منبت [مَنْبِت]
    Anlamı: bir şeyin temeli, menşe
    8. نسب [نَسَب]
    Anlamı: soy, asıl

    Türkçe-Arapça Sözlük > köken

См. также в других словарях:

  • asiləşmə — «Asiləşmək»dən f. is …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

  • Asil — oder Aseel BDRG Standard Nr. Herkunft Indien, uralte indische Rajah Rasse Jahr 1860 Farbe Zehn Farbschläge, i …   Deutsch Wikipedia

  • asil — asil; asil·i·dae; …   English syllables

  • ASIL — steht für: American Society of International Law, amerikanische Gesellschaft für internationales Recht Automotive Safety Integrity Level, von ISO 26262 spezifizierte Sicherheitsanforderungsstufe für sicherheitsrelevante Systeme in Kraftfahrzeugen …   Deutsch Wikipedia

  • asıl — is., slı, Ar. aṣl 1) Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı Bir belgenin aslı. 2) Kök, köken, kaynak Yazının aslı resimdir. 3) Gerçeklik Bu haberin aslı yok. 4) Soy, nesep İnsan dedi, aslını unutmamalıdır. S. F. Abasıyanık 5) sf. Gerçek, esas,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • asil — sf., Ar. aṣīl 1) Soylu Hepsi de iyi yüzlü asil tavırlı aile çocuklarıydı. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Yüce duygularla yapılan Asil bir davranış. 3) is. Bir görevin gerçek sahibi Birleşik Sözler asilzade …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Asil — Aseel redirects here. For the statistical term, see ASEEL. The Asil or Aseel is a breed of chicken originating in India. Asils were first used for cock fighting. It has a distinctive upright stance, drooping tail, and powerful musculature. The… …   Wikipedia

  • asil — a|sil Mot Agut Nom masculí asil·làbic a|sil|·là|bic Mot Pla Adjectiu variable …   Diccionari Català-Català

  • Asil Nadir — (born May 1, 1941) is a Turkish Cypriot, born in Cyprus. He came to prominence in the 1980s as a tycoon and the CEO of British conglomerate Polly Peck. An organisation with over 24,000 shareholders and interests ranging from produce to… …   Wikipedia

  • ASİL-ZÂDEGÂN — (Asil zâde. C.) Asilzâdeler, soylu kişiler …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ASIL Lysi — Infobox Football club clubname = ASIL Lysi fullname = Αθλητικός Σύλλογος Ισχύς Λύσης Athletic Club Isxys Lysi founded = 1932 ground = Grigoris Afxentiou, Larnaca, Cyprus capacity = 2000 manager = flagicon|Cyprus Filios Patsalis league = Cypriot… …   Wikipedia

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»