Перевод: с русского на турецкий

с турецкого на русский

aleyhinde

  • 1 голосовать

    oy vermek; oya koymak
    * * *
    1) oy vermek, oy kullanmak

    голосова́ть за кого-л.birine oy vermek

    голосова́ть за что-л. — bir şey için olumlu oy / kabul oyu kullanmak, bir şey lehinde oy kullanmak

    голосова́ть против чего-л. — bir şey için olumsuz oy / ret oyu kullanmak, bir şey aleyhinde oy kullanmak

    он голосова́л про́тив — karşı / olumsuz / aleyhte oy kullandı

    Русско-турецкий словарь > голосовать

  • 2 демонстрировать

    gösteri yapmak; göstermek,
    sergilemek
    * * *
    несов., сов.

    демонстри́ровать про́тив кого-чего-л. — biri, bir şey aleyhinde gösteri yapmak

    2) сов. тж. продемонстри́ровать göstermek; sergilemek; gözler önüne sermek; ortaya koymak

    демонстри́ровать фи́льмы — film göstermek / oynatmak

    продемонстри́ровать свою́ реши́мость... — azmini ortaya koymak

    демонстри́ровать свои́ карти́ны / поло́тна — tablolarını sergilemek

    Русско-турецкий словарь > демонстрировать

  • 3 против

    предлог
    1) ( напротив) karşısında

    про́тив до́ма - сад — evin karşısı bahçe

    дом, что про́тив шко́лы — okulun karşısındaki ev

    сиде́ть друг про́тив дру́га — karşılıklı oturmak

    2) (навстречу движению чего-л.) karşı

    про́тив ве́тра — rüzgara karşı

    су́дно шло про́тив тече́ния — gemi akıntıya karşı yürüyordu / yol alıyordu

    фотографи́ровать / снима́ть про́тив све́та — ışığa karşı resim çekmek

    3) ( вопреки) aykırı, aksine, hilafına

    про́тив всех ожида́ний — beklenilenin aksine

    поступа́ть про́тив пра́вил — kurallara aykırı davranmak

    про́тив зако́на не пойдешь — kanuna karşı gelinmez

    4) (враждебно по отношению к кому-чему-л.) karşı, aleyhinde

    де́йствовать про́тив неприя́теля — düşmana karşı harekatta bulunmak

    рабо́чие возбуди́ли иск про́тив предпринима́теля — işçiler işveren aleyhine bir dava açtılar

    5) (для борьбы с кем-чем-л.) karşı

    лека́рство про́тив гри́ппа — grip ilacı

    что ты порекоменду́ешь про́тив гри́ппа? — gribe karşı neyi salık verirsin?

    6) (по отношению к чему-л.) karşı

    пятью голоса́ми про́тив одного́ — bir oya karşı beş oyla

    7) ( по сравнению) kıyasla, göre

    рост произво́дства про́тив про́шлого го́да — üretimin geçen yıla kıyasla (olan) artışı

    8) → сказ. karşı

    он про́тив э́того реше́ния — bu karara karşıdır

    кто про́тив? — karşı çıkan var mı? red oyu verenler var mı?

    ••

    я ничего́ не име́ю про́тив того́, что́бы... —...masına bir diyeceğim yok

    Русско-турецкий словарь > против

См. также в других словарях:

  • aleyhinde olmak — (birisinin) birine karşı olumsuz duygu ve davranış içinde bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aleyhinde (veya aleyhine) söylemek (veya bulunmak) — çekiştirmek, yermek Avrupalılar ordumuz aleyhine ne akıllarına gelirse söylerler. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MAHKÛM — Aleyhinde hüküm verilmiş olan. Dâvayı kaybedip cezalanan. * Birisinin hükmü altında bulunan. * Zorunda ve mecburiyetinde olma. Katlanma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜDDEÂ ALEYH — Aleyhinde dâvâ açılan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • fişfitlemek — aleyhinde fitnelemek …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • golamak — aleyhinde konuşmak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • aleyh — is., Ar. ˁaleyh Bir şeyin veya bir kimsenin karşısında olma, leh karşıtı Aleyhinde bir tertip kuranların gadrine uğradım. R. H. Karay Birleşik Sözler binaenaleyh müddeialeyh Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller aleyhe dönmek aleyhinde olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • davalaşmak — nsz Birbiri aleyhinde mahkemeye başvurmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ittifakla — zf. Oy birliği ile Üç kişi ittifakla doktorların aleyhinde bulundular. P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • levha — is., Ar. levḥa 1) Bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha İçeri girince göze ilk çarpan şey duvardaki yazı levhaları oluyordu. R. N. Güntekin 2) Tablo, resim Resimci dükkânlarında Türkler aleyhinde birçok levhalar asılmıştı. Ö. Seyfettin 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mantıksızlık — is., ğı Mantıksız davranma durumu ... milliyetle dinin aleyhinde bulunmaktaki mantıksızlığı, zirzopluğu anlıyor gibi oluyordum. Ö. Seyfettin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»