-
1 голосовать
oy vermek; oya koymak* * *1) oy vermek, oy kullanmakголосова́ть за кого-л. — birine oy vermek
голосова́ть за что-л. — bir şey için olumlu oy / kabul oyu kullanmak, bir şey lehinde oy kullanmak
голосова́ть против чего-л. — bir şey için olumsuz oy / ret oyu kullanmak, bir şey aleyhinde oy kullanmak
он голосова́л про́тив — karşı / olumsuz / aleyhte oy kullandı
2) ( ставить на голосование) oya koymak -
2 демонстрировать
gösteri yapmak; göstermek,sergilemek* * *несов., сов.демонстри́ровать про́тив кого-чего-л. — biri, bir şey aleyhinde gösteri yapmak
2) сов. тж. продемонстри́ровать göstermek; sergilemek; gözler önüne sermek; ortaya koymakдемонстри́ровать фи́льмы — film göstermek / oynatmak
продемонстри́ровать свою́ реши́мость... — azmini ortaya koymak
демонстри́ровать свои́ карти́ны / поло́тна — tablolarını sergilemek
-
3 против
предлог1) ( напротив) karşısındaпро́тив до́ма - сад — evin karşısı bahçe
дом, что про́тив шко́лы — okulun karşısındaki ev
сиде́ть друг про́тив дру́га — karşılıklı oturmak
2) (навстречу движению чего-л.) karşıпро́тив ве́тра — rüzgara karşı
су́дно шло про́тив тече́ния — gemi akıntıya karşı yürüyordu / yol alıyordu
фотографи́ровать / снима́ть про́тив све́та — ışığa karşı resim çekmek
3) ( вопреки) aykırı, aksine, hilafınaпро́тив всех ожида́ний — beklenilenin aksine
поступа́ть про́тив пра́вил — kurallara aykırı davranmak
про́тив зако́на не пойдешь — kanuna karşı gelinmez
4) (враждебно по отношению к кому-чему-л.) karşı, aleyhindeде́йствовать про́тив неприя́теля — düşmana karşı harekatta bulunmak
рабо́чие возбуди́ли иск про́тив предпринима́теля — işçiler işveren aleyhine bir dava açtılar
5) (для борьбы с кем-чем-л.) karşıлека́рство про́тив гри́ппа — grip ilacı
что ты порекоменду́ешь про́тив гри́ппа? — gribe karşı neyi salık verirsin?
6) (по отношению к чему-л.) karşıпятью голоса́ми про́тив одного́ — bir oya karşı beş oyla
7) ( по сравнению) kıyasla, göreрост произво́дства про́тив про́шлого го́да — üretimin geçen yıla kıyasla (olan) artışı
8) → сказ. karşıон про́тив э́того реше́ния — bu karara karşıdır
кто про́тив? — karşı çıkan var mı? red oyu verenler var mı?
••я ничего́ не име́ю про́тив того́, что́бы... —...masına bir diyeceğim yok
См. также в других словарях:
aleyhinde olmak — (birisinin) birine karşı olumsuz duygu ve davranış içinde bulunmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
aleyhinde (veya aleyhine) söylemek (veya bulunmak) — çekiştirmek, yermek Avrupalılar ordumuz aleyhine ne akıllarına gelirse söylerler. H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
MAHKÛM — Aleyhinde hüküm verilmiş olan. Dâvayı kaybedip cezalanan. * Birisinin hükmü altında bulunan. * Zorunda ve mecburiyetinde olma. Katlanma … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
MÜDDEÂ ALEYH — Aleyhinde dâvâ açılan … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
fişfitlemek — aleyhinde fitnelemek … Beypazari ağzindan sözcükler
golamak — aleyhinde konuşmak … Beypazari ağzindan sözcükler
aleyh — is., Ar. ˁaleyh Bir şeyin veya bir kimsenin karşısında olma, leh karşıtı Aleyhinde bir tertip kuranların gadrine uğradım. R. H. Karay Birleşik Sözler binaenaleyh müddeialeyh Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller aleyhe dönmek aleyhinde olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
davalaşmak — nsz Birbiri aleyhinde mahkemeye başvurmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
ittifakla — zf. Oy birliği ile Üç kişi ittifakla doktorların aleyhinde bulundular. P. Safa … Çağatay Osmanlı Sözlük
levha — is., Ar. levḥa 1) Bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha İçeri girince göze ilk çarpan şey duvardaki yazı levhaları oluyordu. R. N. Güntekin 2) Tablo, resim Resimci dükkânlarında Türkler aleyhinde birçok levhalar asılmıştı. Ö. Seyfettin 3)… … Çağatay Osmanlı Sözlük
mantıksızlık — is., ğı Mantıksız davranma durumu ... milliyetle dinin aleyhinde bulunmaktaki mantıksızlığı, zirzopluğu anlıyor gibi oluyordum. Ö. Seyfettin … Çağatay Osmanlı Sözlük