-
1 aşk
любо́вь (ж)* * *любо́вьaşk çilesi — му́ки любви́, любо́вные страда́ния
aşka düşmek — влюби́ться
aşk elinden — из-за любви́
aşka gelmek — воспыла́ть любо́вью
aşk macerası — любо́вное приключе́ние, мимолётная любо́вь
bilime aşk — любо́вь к нау́ке / зна́ниям
ebedî aşk — ве́чная любо́вь
ilâhî aşk — боже́ственная / неземна́я любо́вь
serbest aşk — свобо́дная любо́вь
ten aşkı — пло́тская любо́вь
ümitsiz aşk — безнадёжная любо́вь
yurt aşkı — любо́вь к ро́дине
••aşk olmayınca meşk olmaz — посл. без стра́стного жела́ния ничего́ не дости́гнешь
См. также в других словарях:
aşka düşmek — âşık olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
aşk — is., Ar. ˁaşḳ Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu, sevi Gönlüm düştü bu sevdaya / Gel gör beni aşk neyledi. Yunus Emre Birleşik Sözler aşkmerdiveni aşk olsun ilanıaşk karşılıksız aşk yasak aşk … Çağatay Osmanlı Sözlük
üzere — zf. 1) Amacıyla Müzakere bitince üç dört gün sonra gene evde buluşmak üzere ayrıldılar. P. Safa 2) Şartıyla Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsiniz. 3) Neredeyse Bu yangın kalbimizde başlıyorsa yani ümitsiz bir aşka düşmek üzere… … Çağatay Osmanlı Sözlük