-
1 продрогнуть
сов.я так продро́г, что у меня́ зуб на́ зуб не попада́л — öyle üşüdüm ki dişlerim birbirine çarpıyordu
-
2 прозябнуть
сов., разг.çok üşümek, soğuk iliğine işlemek
См. также в других словарях:
iliği kemiği donmak — çok üşümek … Çağatay Osmanlı Sözlük
buz kesmek — çok üşümek Beton döşeme bir türlü ısınmak bilmiyordu. Ve akşamlardan sabahlara kadar ayakları, baldırları buz kesiyordu. R. Enis … Çağatay Osmanlı Sözlük
iliğine işlemek (veya geçmek) — 1) çok ıslanmak 2) çok üşümek 3) bütün varlığını kaplamak, çok etkilenmek En büyük payın yine de Celile nin iliklerine işlemiş korkusu olacağını zannederim. R. N. Güntekin … Çağatay Osmanlı Sözlük
tir tir — zf. Çok üşümek, çok korkmak anlamlarındaki tir tir titremek deyiminde geçen bir söz Vücudu tir tir titriyor, dişleri birbirine çarpıyordu. H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
buymak — nsz, ar, hlk. 1) Çok üşümek 2) Soğuktan donarak ölmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
donmak — nsz, ar 1) Sıvı, soğuğun etkisiyle katı duruma gelmek, buz tutmak 2) Yaşamını yitirmek, soğuktan ölmek Donmak üzere olan insanların tatlılığını içimde duymaya başladım. S. F. Abasıyanık 3) Çok üşümek 4) Bitki soğuktan zarar görmek, yararlanılmaz… … Çağatay Osmanlı Sözlük
titremek — nsz 1) Küçük ve hızlı salınım hareketleri yapmak 2) den Kaslar hızlı küçük kasılmalarla sarsılmak Soğuktan mı titriyordum yoksa heyecandan, üzüntüden mi, bilmem. S. F. Abasıyanık 3) Ses kısık ve kesik çıkmak 4) Çok üşümek 5) Işığın aralıklı… … Çağatay Osmanlı Sözlük
buz kesilmek — 1) buz gibi soğumak, buz durumuna gelmek 2) çok üşümek, donmak Bu sefer avuçlarımla yanaklarım buz kesiliyor. A. Gündüz 3) şaşılacak, üzülecek bir durum karşısında donakalmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
çivi gibi olmak — (el veya ayak veya parmak) çok üşümek, donmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
çivi kesmek — tkz. çok üşümek Ayağının çivi kestiğini ancak o zaman fark etti. H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
içi titremek — 1) özen göstermek 2) çok üşümek 3) duygulanmak … Çağatay Osmanlı Sözlük